YEVDES kapsamında desteklenen AR-GE Projelerini yürüten akademisyenler Avrupa’nın önde gelen AR-GE merkezlerinden uzmanlarla buluştu

YEVDES Projesi kapsamında sağlanacak uzman desteği ve yurtdışı çalışma ziyaretlerinden yararlanacak 18 farklı üniversiteden 70’in üzerinde akademisyen, Avrupa’nın en büyük uygulamalı bilimler araştırma ve geliştirme organizasyonu ve YEVDES Projesi’nin kapasite sağlayıcısı Fraunhofer Institute for Systems and Innovation Research (ISI) ve Institute for Resource Efficiency and Energy Strategies (IREES) bünyesinde görev yapan uzmanlarla buluştu.  Toplantı, 5 Kasım 2020 tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Almanya’nın 2050 hedefi sera gazı salınımında %95 düşüş

IREES‘ten Dr. Jan Steinbach “Almanya’da Sera Gazlarının %95 Azaltılması: Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri Bakımından Karşılaşılan Zorluklar” konulu sunumunda; Paris Anlaşması  kapsamında belirlenen iklim koruma hedeflerine ve bu hedeflerin Almanya’da nasıl hayata geçirildiğine değindi. 2050 yılına kadar 1990 yılına kıyasla sera gazı salımında %95’lik bir düşüşün hedeflendiğinin, iklim dostu bir enerji sektörünün oluşumu amacıyla atılacak adımlar arasında enerji verimliliğine ve enerji arzının karbondan arındırılmasına yönelik yatırımların özel bir yer tuttuğunun ve biyokütleden enerji üretiminin öneminin altını çizdi

İklim dostu Akıllı Şehirler

Oturum Fraunhofer ISI’den Prof. Wolfgang Eichhammer’in, Avrupa Birliği’nde ve Almanya’da enerji verimliliği ve yenilenebilir kaynaklara yönelik Ar-Ge fonlarıyla ilgili genel bilgileri paylaşmasıyla devam etti. Prof. Eichhammer Avrupa Birliği’nin 2030 için belirlediği 5 ana hedeften bahsetti. Bu hedeflerden olan “Avrupa’yı iklim değişikliğinin getirileriyle savaşmaya hazırlamak ve iklim dostu akıllı şehirler oluşturmak” Prof. Eichhammer’e göre YEVDES Projesi ile paralellik gösteriyor.

Güneş Enerjisi: 35 yıl içinde en yaygın enerji kaynağı

Aynı enstitüden Prof. Thomas Schlegl “Elektrik Üretiminde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı: Güneş Enerjisi” başlıklı bir sunum yaptı. Schlegl, geçtiğimiz birkaç yılda fotovoltaik güneş hücrelerinin fiyatlarında kayda değer bir düşüş izlendiğini, küresel kümülatif kurulu fotovoltaik santralların sayısında da her yıl istikrarlı bir artış görüldüğünü belirttikten sonra, güneş enerjisinin önümüzdeki 35 yıl içinde dünyada en yaygın kullanılan enerji türü olacağına dair öngörüleri paylaştı. Oturumun devamında farklı fotovoltaik hücre teknolojileri, en son iyileştirmeler ve bu alanda yürütülen Ar-Ge faaliyetlerine ek olarak, her bir hücre teknolojisinin mevcut ve gelecekte öngörülen pazar payları da tartışıldı.

Bölgesel ısıtmada yenilenebilir enerji potansiyelleri

Daha sonra IREES’den Eftim Popovski “Binalar ve Belediyelerin Yetkisi Altında Bulunan Alanlarda Isıtma ve Soğutma Stratejileri” adlı Ar-Ge vaka çalışmasını katılımcılara aktardı. Bu çalışmalarda “Uzaysal Isı Planlama Aracı”, “Açık Kaynak Haritalama, Planlama ve Simülasyon Modülleri” “Coğrafi Bilgi Sistemi” gibi ücretsiz ve açık kaynaklı mevcut araçlar ve projeler değerlendirildikten sonra Almanya’da bölgesel ısıtmada yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin bilgiler verildi ve Ankara şehir merkezinin kentsel doku yoğunluğu göz önünde bulundurularak Ankara için bölgesel ısıtmada yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.

Sabah oturumunun son seansında Fraunhofer ISI’den Dr. Johannes Eckstein “Düşük Karbonlu Endüstri için AB İnovasyon Fonu ve Diğer Benzer Ulusal Fonlar” adlı sunumda inovasyon fonunu tanıtıp fonun hedeflerini anlattı. Tüm sektörlerde çok çeşitli düşük karbon teknolojilerini desteklemek, program süresince coğrafi denge sağlamak, sektörler içinde ve arasında adil değerlendirmelerde bulunmak, 2050’de AB karbon-nötrlüğüne ulaşılmasına yardımcı olmak fonun hedefleri arasında yer alıyor.  Katılımcılar, sunumlar ve Ar-Ge konularındaki vaka çalışmaları hakkındaki görüşlerini soru-cevap bölümünde uzmanlarla paylaşma fırsatı buldular.

Öğleden sonra katılımcılar destek alacakları alanlara göre iki farklı oturumda ağırlandılar.

Uzman desteği almaya hak kazanan araştırma ekiplerine, Fraunhofer ISI’den Dr. Claus Doll “Ulaştırma alanındaki Ar-Ge Programları (STRIA)” hakkında genel bilgi verip, yeni ulaştırma teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarını katılımcılar ile paylaştı. Akıllı mobilite ve hizmetler alanında mevcut yollar, demiryolları, otonom taşıma sistemleri ve dronlar ile alçak irtifa hareketliliğinde bulunduğumuz konumu değerlendirdikten sonra dronları ve düşük irtifa hava hareketliliğini taşıma sistemine entegre ederek, daha iyi işletim modelleri oluşturarak, entegre mobilite sistemleri geliştirerek, veri ve altyapı paylaşımı yaparak 2050’ye kadar bulunduğumuz konumun nasıl iyileştirebileceği hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.

Çalışma ziyareti desteği almaya hak kazanan araştırma ekiplerine ise Fraunhofer ISI’den Prof. Dr. Wolfgang Eichhammer, Dr. Inga Boie ve José Ordonez; IREES’den Dr. Jan Steinbach ve Eftim Popovski çalışma ziyareti yapılması için önerilen 9 yer hakkında genel bilgi verdiler. Proje tarafından önerilen yerler arasında Hollanda, Almanya, İsveç, İspanya, Avusturya, İtalya, Danimarka ve Fransa gibi ülkeler yer alıyor. Soru-cevap bölümünün ardından katılımcıların oyları ile çalışma ziyaretleri kapsamında ziyaret edilecek 6 yer belirlendi.

Üniversiteler tarafından geliştirilen Ar-Ge projelerine yönelik verilecek teknik destek kapsamında AB Üye Devletleri’ne yapılacak çalışma ziyaretlerinin 2021 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor.